Merak Ettikleriniz

Doğada sular, kaynaklarına göre klasik olarak 4 sınıfta incelenir:
1- Meteor suları (yağmur ve kar suları): Mevcut sular içinde en saf olanıdır, bununla beraber havada bulunan bütün gazları içerdiği gibi, bazı anorganik ve organik maddeler de bulunabilir
2- Yeraltı ve kaynak suları: Bulunduğu ve geçtiği toprak tabakalarını çözmesi sonucunda, tabakaların cinsine göre, çözünmüş maddeleri içerir.
3- Yeryüzü suları (nehir, göl, baraj ve deniz suları): Yüzeylerinin açık olması sebebiyle özellikle organik yapıdaki yabancı maddeleri almaya yatkındır. Buna karşılık hava ile temas halinde olduğundan karbonat sertliği azdır.
4- Maden (mineral) suları: Doğal sulara oranla çözünmüş madde miktarı belirli bir sınırı aşmış veya temperatür ve radyoaktivitesi doğal sınırı geçmiş olan sulardır.
Suların sınıflandırılması
Fark edilir miktarda çözünmüş mineral içeren su ,sert sudur. Suya sertlik veren mineraller daha çok suda çözünmüş olarak bulunan kalsiyum ve magnezyum mineralleridir. Suyun sertlik sınıflamasını şu şekilde verebiliriz:
Çok yumuşak: 0-5 Fr
Yumuşak: 5-10 Fr
Orta Sert: 10-20 Fr
Sert: 20-30 Fr
Çok Sert: >30 Fr
Suyun sert olması ne demektir?
Yeryüzünde sular buharlaşarak bulutlarda depolanmakta ve tekrar yeryüzüne yağmur olarak dönerken atmosferdeki karbondioksiti çözer ve bir miktar asidik hale gelir. Bu asidik yağmur suyu muhtelif kaya katmanlarından ve akiferlerden kalsiyum karbonatı çözmektedir. İşte bu çözülmüş mineralleri taşıyan sulara sert su denmektedir. Bir suyun sert olma derecesi kalsiyum karbonatın ilgili suda ne kadar çözüldüğüne bağlıdır. Benzer kimyasal reaksiyonlar magnezyum sulfat, klorid, asit silisit tuzu ve demir için de geçerlidir. Ancak, çözülmüş haldeki kalsiyum karbonat bir suyun sertliğine en fazla katkı yapan elementtir.

Doğal Kaynak Suları:
Kaynak Suyu, Jeolojik koşulları uygun jeolojik birimlerin içinde doğal olarak oluşan, bir veya daha fazla çıkış noktasından yer yüzüne kendiliğinden çıkan veya teknik usullerle çıkartılan ve Sağlık Bakanlığı’nın yayınladığı İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkındaki Yönetmelikte izin verilenler dışında her hangi bir işleme tabi tutulmaksızın nitelikleri tanımlı, etiketleme gerekliliklerini karşılayan ve satış amacı ile ambalajlanarak piyasaya arz edilen yer altı sularıdır. Sağlık Bakanlığı bu sınıftaki suların ambalaj etiketinde ” Doğal Kaynak Suyu” ibaresi ile, tüm etiketin yazıları ve kendisi için mavi ve tonları olan renklerin kullanılmasını şart koşmuştur.

İçme Suları:
İçme suları, Jeolojik şartları uygun toprak derinliklerinde toplanan, kendiliğinden akan veya yer altından Bakanlıkça uygun görülen teknik usullerle ( sondajlama) yeraltından çıkarılan sulardır. İçme Suyu ibaresi ile Etiket rengi sarı ve tonları olan renklerin olması şartı vardır. Doğal Kaynak Suyu Değildir.

İşlenmiş İçme Suları:
İçme Suyu, Jeolojik koşulları uygun jeolojik birimlerin içinde doğal olarak oluşan, bir veya daha fazla çıkış noktasından sürekli akan veya teknik usullerle çıkarılan ve Bakanlıkça uygun görülen dezenfeksiyon, filtrasyon, çöktürme, saflaştırma ve benzeri işlemler uygulanabilen ve parametre değerlerinin eksiltilmesi veya arttırılması suretiyle elde edilen, etiketleme gerekliliklerini karşılayan ve satış amacı ile ambalajlanarak piyasaya arz edilen yer altı sularıdır.
İşlem görmesi sebebiyle bu sular doğal olarak değerlendirilmez. Etiket rengi kahverengi ve tonları olan renklerin olması şartı vardır. Doğal Kaynak suyu değildir.

Doğal Mineralli Suların Ambalajlarında Aranması Gereken Özellikler:
  • “Doğal Mineralli Su” yazısının olması gereklidir
  • Etiket renginin mavi ve tonları olan renkleri ihtiva etmesi gereklidir
  • Ambalaj kapağının daha once açılmamış olmasına dikkat ediniz
  • Ambalaj kapağında shrink(emniyet bandı) bulunmasına dikkat ediniz.
Doğal Mineralli Su ve İşlenmiş İçme Suyunun Arasındaki Fark:
Doğal mineralli sular işleme tabi tutulmazken işlenmiş içme suları isminden de anlaşıldığı gibi farklı işlemlerden geçirilebilir.
Sağlıklı bir su, berrak, tortusuz, kendine has renkte ve kokusuz olmalı; toksik maddeler içermemeli; kimyasal ve bakteriyolojik yönden insan sağlığına potansiyel tehlike oluşturmamalıdır. İnsani Tüketim amaçlı sular hakkındaki yönetmelik ve standartlarda belirtilen değerlere uygun olmalıdır. Kaliteli bir su, bu özelliklerin yanı sıra mineral yapısı yönünden de dengeli olmalıdır.
İnsan bedeninin 2/3’ü sudan oluşmaktadır. Her insanın kendini zinde hissetmesi için günde 2.5 litre suya ihtiyacı bulunmaktadır.
Öğlen ve akşam yemeklerinden önce içeceğiniz 1-2 bardak su; iştahı bastırıp, mideyi doldurur. İstenilenden fazla yemek yemeyi önler.
Spor yapmadan önce içilen bir bardak su da yine metabolizmayı çalıştırırken, kas glikojeninin tükenmesini engeller.
Vücudunuz özellikle geceleri su almadığı için, sabahları uyandığınızda bağırsakların iyi çalışabilmesi için 1-2 bardak su içmeyi ihmal etmemelisiniz.
Yüksek rakımlara çıkıldıkça, vücudumuzun su kaybı artar. Uçak yolculuğu , dağ tırmanışı gibi faaliyetler esnasında suya olan ihtiyaç belirginleşir. Özellikle bu gibi durumlarda bol bol su içmelisiniz.Düzenli olarak tüketilen su;
• Eklemlerin kayganlaşmasını sağlar.
• İdrarla zararlı maddelerin atılmasını sağlar.
• Besinlerin sindirimine yardımcıdır.
• Hücre ve kas dokularını güçlendirir.
• Cildi gerginleştirir, parlaklık kazandırır. Toksinlerin vücuttan atılmasınına yardımcı olur.
• Bol su tüketimi kabızlığın önlenmesinde etkilidir.
• Gerektiğinden fazla yemek yemeyi önler
• Kasları güçlendirir, yorgunluğu önler. Bu sebeple; spordan önce, spor sırasında ve sonrasında mutlaka su tüketmelisiniz.

SUYUN İNSAN YAŞAMINDAKİ ÖNEMİ
İnsan vücudu büyük oranda sudan oluşmaktadır. Vücudumuzdaki su oranı yaşam sürecimiz boyunca değişim göstermektedir. Yeni doğan bir bebekte vücut ağırlığının %75’i sudan oluşmakta iken bu oran çocuklarda %70, yetişkinlerde %60-65 ve yaşlılarda %50 şeklindedir.
Yaşlılık döneminde daha fazla su içilmelidir fakat ağızda kuruluk veya susuzluk hissi hücrelerin de yaşlanması nedeniyle daha az hissedilir. Aynı şekilde ihtiyacınız olan miktardan az açlık hissedersiniz. Bu dönemde daha az su ihtiyacı hissedildiği için daha az su içilmesi muhtemeldir. Bu nedenle hissedilenden daha fazla su içilmelidir.
Su vücudumuzdan sindirim, terleme ve nefes alma yoluyla sürekli kaybolmaktadır. Temel prensip olarak şunu söyleyebiliriz: Kaybolan su miktarı mutlaka yerine konmalıdır.
Suyun insan vücudunda çok önemli işlevleri vardır. Bunlardan bazıları şöyledir:
  1. Su biyolojik bir çözücüdür ve bu çözücü rolüyle minerallerin ve vitaminlerin vücutta çözünmesini ve iletilmesini sağlar.Aldığımız gıdaların enerjiye çevrilmesine katkıda bulunur.
  2. Su vücut sıcaklığının düzenlenmesinde çok önemli bir rol oynar,
  3. Derinin nemlenmesinde, toksinlerin atılmasında ve vücudun temizlenmesinde temel bir görev üstlenir,cildimizdeki su kaybı erken yaşlanmaya yol açar.
  4. Organlarımızın özellikle de böbreklerin düzenli çalışmasına kolaylaştırır.
  5. Kayganlaştırıcı bir madde olması nedeniyle birçok organın gerektiği gibi çalışmasını sağlar,eklemlerin hareketlerini düzenler.
SATIN ALDIĞINIZ SUYA DİKKAT EDİNİZ:
Aldığınız suyun doğal mineralli su olup olmadığına dikkat ediniz. Doğal mineralli su ların hiçbir müdahaleye gerek duyulmadan en doğal haliyle size ulaştığını unutmayınız.
Ürünü ilk açan siz olun. Bu nedenle damacanada emniyet bandını, pet şişede kapaktaki emniyet kilidini kontrol edin.
Kapak veya ambalaj üzerindeki üretim tarihi, saati ve son kullanma tarihine dikkat edin.
Doğal mineralli suların etiketinde doğal mineralli su ibaresi ile yazıları ve etiket zemini mavi ve tonları olabileceği gibi kenarlarına mavi bantlar konulmak suretiyle diğer renkler kullanılabilir.
Diğer içme sularında yazı ve etiket rengi kahverengi ve tonları olabileceği gibi kenarlarına kahverengi ve tonlarında bantlar konularak diğer renkler kullanılabilir.
Şişede kabartma olarak bulunan marka ile etiket markası aynı mı?
Aynı ise emniyet bandı ve kapaktaki marka ile tutuyor mu?
Suyun tek kalite göstergesi tadı değildir. İşlenmiş suların farklı yöntemlerle mineral yapısına müdahale edilmiş olup; değişikliğin tatlarından anlaşılması mümkün değildir. İçtiğiniz suyun kaynağındaki değerleri değişmeden, hiçbir müdahaleye gerek duyulmadan en doğal haliyle, hijyenik şartlarda el değmeden doldurularak kimyasal ve mikrobiyolojik yönden güvenceye alınmış olmasına dikkat ediniz.
Hizmet kalitesine önem veriniz. Suyu mutfağınıza kadar taşıyan kişiler , güvenilir, güler yüzlü, bakımlı , bilgili kişiler olmalı. Su siparişi verdiğinizde mutlaka ne kadar süre sonra evinizde olacağını sorgulayın. Zira hiç kimse günlük programını su beklemek için değiştirmek zorunda kalmamalı.
Suyu açtıktan uzun süre sonra (örneğin tatile gidip döndükten sonra vb. ) kullanmayınız.
Su ambalajlarını sıcak, güneş ışığı, nemli, ağır kokulu ortamlarda tutmayınız. Bu ortamlarda bırakılmış suları tüketmeyiniz.
Geri dönüşümlü kapların (damacanaların) içine içme suyundan farklı madde koymayınız, meyve suyu, limonata yapmak ve turşu kurmak gibi işlemlerde kullanmayınız. Satın aldığınız su hijyen açısından tam not alsa da , sağlığınız için hiçbir olumsuz etkisi olmasa da mineral yapısı açısından dengeli suların sağlığınıza kattığı faydaları unutmayınız.
Markalı ürünleri tercih edin.

İÇTİĞİMİZ SULARDA NELERE DİKKAT EDELİM

Suyun içimi kolay olmalıdır.
Suyun ısısı ne çok soğuk, ne de çok sıcak olmalıdır. Çok soğuk bir su şişkinlik yapar ve susama hissini artırır. Çok sıcak su da, çok soğuk su da diş minelerini zedeleyebilir. En ideal su ısısı oda sıcaklığıdır. Bu da 15-18 °C derecedir.
Su kapalı bir kapta muhafaza edilmelidir. Böylece mikroorganizmaların üremesi engellenir ve suyun lezzeti korunmuş olur.

NE ZAMAN VE NE KADAR SU İÇELİM

Ne zaman su içmelim sorusuna cevaben; istek duyduğumuz an diyebiliriz. Bazı bünyelerin suya daha çok ihtiyaç duyduğu, bazılarının da azla yetindiği sıkça rastlanan bir durumdur. En iyi yöntem ise az ve sık, özellikle de yemeklerin hazmedildiği saatlerin dışında içmektir. Ancak güç sarfederken kesinlikle içmemeye çalışın.Eğer bir defada çok su içerseniz günün birinde böbreklerin iflas etme olasılığı artar. Özellikle sabah yataktan kalkar kalkmaz ve de aç karnına bir bardak su içmek ise tüm organizmayı temizleyerek, toksinlerden arıtıyor. Zinde ve dinç olmayı sağlıyor.
Vücudumuzun %60’ı sudur ve bu su 6 hafta da bir içilen su ile yenilenir.İnsanların içmeleri gereken su miktarı vücut ağırlığına ve aktivitelerine göre değişmekle birlikte, yaklaşık olarak bir gün içersinde vücut ağırlığımızın en az 1/36’sı kadar su almalıyız.Örneğin 72 kg. ağırlığındaki birisinin günlük su ihtiyacı en az 2 litredir. Bu ihtiyacın bir kısmının muhtelif yiyecekler yolu ile alındığını varsaysak bile bir yetişkinin günde 2-3 litre (en az 1.5 litre) su içmesi gerekmektedir.Bu miktar çocuklarda ve gençlerde yaşa ve ağırlığa göre şöyledir:
1-6 yaş arası: kg başına 65-90 ml (15 kg’lık bir çocuğa ortalama1 litre)
7-10 yaş arası: kg başına 55-65 (30 kg’lık bir çocuğa ortalama 1,8 litre)
11-18 yaş arası: kg başına 40-50 ml (45 kg’lık bir genç için 2,2 litre)
Susama mekanizması yaş ilerledikçe etkinliğini yitirir. Yaşlı insanlar çok çabuk dehidrasyona (bedenin çok fazla sıvı kaybetmesi ) uğrarlar. Çünkü sık sık su içmeleri gerektiğini hissetmezler.
Su ihtiyacımızı karşılayacağı düşüncesiyle içilen kahve, çay, kola gibi içecekler; idrar söktürücü maddeler içerdiklerinden bunlar, içildiğinde vücuttan atılan idrar miktarının artmasına ve vücuttan su kaybına neden olurlar. Bu nedenle suyun yerini başka hiçbir içeceğin tutması mümkün değildir.

YETERİNCE SU İÇMİYORSAK BİZİ NELER BEKLİYOR

Hazımsızlık


Hazımsızlık yemek yedikten sonra oluşan, hoş olmayan bir duygudur. Bazen, mide rahatsızlığı ve şiddetli ağrılarla birlikte meydana gelir. Yemek yedikten sonra meydana gelen mide rahatsızlıkları mideyi çok dolu hissetme, yanma, şişkinlik ve mide bulantısıdır.
Yetersiz su tüketimi besinlerin sindirimi için zorunlu olan mide asidi gücünü arttırır.Bu durum, hazımsızlığa neden olan anormal bir pankreas fonksiyonunun oluşmasına neden olur. Bu nedenle yeterli ve bol su tüketiminiz hazımsızlığınızı önleyebilir.
Hazımsızlığı Önlemek İçin ;Aç karnına bir bardak su içtiğimizde, su sindirim sisteminden çabucak geçer ve emilir. Yaklaşık bir saat sonra emilen su midenin iç yüzeyinde saklanır. Böylece suyun koruyucu tabakası iç yüzeyde kalır. Asit bu tabakanın içine giremez ve hazımsızlık oluşmaz. Bütün bu oluşumlar nedeniyle yemeklerden 1 saat önce su içilmesi önerilmektedir.Gastrit ve mide yanması gibi sağlık sorunlarında günde 2.5 litre su tüketimi tedaviye yardımcıdır.

Eklem Ağrısı
Vücudun çeşitli yerlerinde oluşan su eksikliği o bölgelerde bulunan eklemlerde ağrıya neden olabilir. Eklemlerde bulunan su kayganlığı sağlar, böylece iki kemik arasındaki sürtünmeyi engelleyerek hareketi kolaylaştırır. Sürtünme sırasında bazı hücreler ölür. Ölü hücrelerin yerine yeni hücreler gelir.
Eklemlerde yetersiz su olması kayganlığı azaltır. Buna bağlı olarak sürtünme ve hücre ölmesi artar. Yeni oluşan hücre sayısı ölen hücre sayısından az olunca eklem ağrıları oluşur. Günde 8-10 bardak su tüketmek vücudunuz için gerekli olan suyu almanızı sağlar ve eklem ağrılarını azaltır.

Bel Ağrısı
Sırt kemiklerinde – omurlarda su eksikliği bel ağrısına neden olur. Omurların etrafında bulunan kıkırdak dokuda kayganlığı sağlayan su bulunur. Eğer bu bölümde uygun miktarda su bulunmazsa, sürtünme artacağından bel ağrısı oluşabilir. Düzenli olarak günde 8-10 bardak su içmek bel ağrısını azaltmakta yardımcı olabilir.

Stres Ve Depresyon
Duygusal anlamda oluşan herhangi bir gerilim belli durumlarda su eksikliğine bağlanabilir. Beyin hücrelerinde oluşan su eksikliği depresyonu kolaylaştırabilir. Kendinizi mutsuz, huzursuz ve keyifsiz hissettiğinizde 1 bardak su içmek sizi rahatlatacaktır. Suyun ferahlatıcı, uyarıcı ve iyi hissettirici gücünden yararlanın.

Kan Basıncı Yüksekliği
Vücudun herhangi bir yerinde su eksikliği oluştuğunda, vücut gerekli suyu %66 oranında hücre dışındaki sudan, %8’ini de kandaki sudan alır. Normal ve dengede bir kan hacmi için, bazı kılcal damarlar kapanır ve sularını kana bırakırlar. Kılcal damarların bu aktivitesi kan akım direncini arttırır. Direncin artması ise kan basıncı artışına neden olur.
Önemli birçok yardımcı faktör olmasına rağmen yeterli su tüketimi kan basıncının yükselmesini geciktirebilir veya şiddetini azaltabilir. Düzenli olarak günde 8-10 bardak su tüketmeniz kan basıncınızı düzenlemenize yardımcı olacaktır.

SUDAKİ MİNERALLER VE SAĞLIK ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ
Tüm canlıların ihtiyaç duyduğu şeylerden biri, sağlığın sürdürülmesi için gerekli olan mineral tuzlarıdır. Vücudun sağlığını koruyup sürdürebilmesi için gerekli olan temel mineraller; kalsiyum, magnezyum, bikarbonat, potasyum ve sülfattır. Bunların tümü mineralli suların çoğunda bulunmaktadır ve çalışmalar çoğunun vücutta kullanılabilen formunun suda hazır olarak bulunduğunu göstermektedir. Kısacası; kalsiyum, magnezyum gibi mineraller su içimi sonrasında vücut tarafından direk olarak emilmekte ve kullanılabilmektedir.

Magnezyum
Bu mineral metabolizma içerisinde 300 enzimi çalıştırır. Vücut için son derece gereklidir. Sakinleşmeye yardımcı olduğu için “Anti-stres Minerali” olarak bilinir. Bu hayati mineral vücudumuzun Vitamin C, kalsiyum, fosfor, sodyum ve potasyumu daha etkili bir şekilde kullanabilmesi için gereklidir. Magnezyumun temel yararları şöyle özetlenebilir:
  • Kasların güçlenmesi, protein sentezi, hücrelerin büyümesi ve yenilenmesinde önemli bir rol üstlenir.Hücrelerin fizyolojik yaşlanmasını geciktirir
  • Migren ve stres nedeniyle oluşan baş ağrısını azaltır
  • Kalp ve solunum fonksiyonu aktivitesini arttırır
  • Kaslarda rahatlama ve kas tonusunda denge sağlar
  • Sindirimi kolaylaştırır ve enzim aktivitesinde gelişme sağlar
  • Alkol gibi toksik öğelerin hücreye zarar vermesini önlemeye yardımcı olur
  • Sinir sistemi ve kas gerginliğinde rahatlama sağlar.
  • Egzersiz sırasında terle atılan minerallerin alınması ve kasların rahatlaması açısından magnezyumca zengin su tüketilmesi önerilmektedir.
  • Astım ve alerjik nezleyi hafifletir, cildi düzgünleştirir, saç tırnak ve dişleri kuvvetlendirir.
  • Eksikliğinde kas zayıflığı, iştahın azalması, kalbin düzensiz atması, hiperaktiflik, depresyon, böbrek ve safra kesesi taşları görülür.
  • Kalsiyum
  • Bu mineral vücut için gerekli en önemli minerallerdendir. Vücut ağırlığının % 1,5 ila % 2’sini kalsiyum minerali meydana getirir. Kalsiyum kemik gelişimi için gereklidir.
  • Kaynak sularının içerisinde bulunan kalsiyum vücudumuz tarafından sütteki veya ilaçlardaki kalsiyum kadar iyi emilir.
  • Özellikle çocuklarda kemik ve dişlerin gelişimi için önemlidir..
  • Vücudumuzdaki kasların çalışmasına yardım eder.
  • Kalsiyum içeren sular kemik yoğunluğunun gelişmesinde kalsiyum içeren yiyeceklere göre daha etkilidir.
  • Ayrıca bu mineral kalp kasları da dahil kasların kasılması, vücutta asit-alkali dengesinin sağlanması, cilt sağlığı ve kanın pıhtılaşması için de önemli bir mineraldir.
Eksikliği yüksek oranlara vardığında diş ve sırtta ağrılar, kemiklerde zayıflama, çatlama ve kolay kırılma, sinirlilik, osteoporoz ve yüksek tansiyon görülür.

Bikarbonat
Alkali yapıları sayesinde mide asidini giderici hazmı kolaylaştırıcı etkisi nedeniyle peptik ülser hastalığının tedavisinde destekleyici olur. Mide bağırsak hastalıklarında semptomları azaltıcı etkisi vardır. Diş ve ağız sağlığı açısından büyük önem taşımaktadır.

Florür
Özellikle gelişmekte olan çocuklar, yaşlılar ve kemik erimesi ile karşı karşıya olanlar için kemiklerin güçlenmesi açısından florür Dünya Sağlık Örgütü(WHO) tarafından da tavsiye edilmektedir. İçme suların ile florür mineralinin 0,7 – 1,2 mg/l düzeyinde alınması kemik ve diş sağlığı açısından çok önemlidir. Fazla miktarda alındığında zehirleyici etkisi vardır.En önemli florür kaynağı ise doğal kaynak sularıdır.

Sodyum
Suyun vücuttaki hareketi ve dağılımını kontrol etmek ve gıdaların hücre zarından geçişini sağlamaktır.
Sinir ve kas fonksiyonlarının devamı için çok önemlidir.
Ancak yüksek oranlarda alımında hipertansiyona, dolayısıyla dokularda su birikmesine ve ödem oluşmasına neden olur. Fakat çoğu kişide tüketilen yiyecek ve içeceklerle alınan sodyum hipertansiyona neden olmaktadır ve hipertansiyonda kalp krizi riskini artırmaktadır. Hamile kalmak isteyen kadınlarda hipertansiyonun oluşması hamilelik esnasındaki riskleri artırır. Ayrıca yüksek sodyum içeren gıdaların tüketilmesi mide kanseri ve osteoporozu arttırdığı da saptanmıştır. Bu yüzden yiyecek ve içeceklerimizin etiketlerini mutlaka okumalı ve mümkün olduğunca yüksek sodyum alımından kaçınmalıyız.

Fosfor
İnsan vücudunda olması gereken bir mineraldir. Kalsiyumdan sonra vücutta en çok olan mineraldir. Kalsiyumla birlikte kemik ve dişlerin yapı taşıdır. Kalıtsal özelliklerin taşınması, hücre çoğalmasını, hayati olayların denetlenmesini sağlayan nükleik asit yapısında bulunur. Sinir sistemi çalışmasında, besin öğeleri kullanılmasında, enerji metabolizmasında, hücre çalışmasında görev alır.

Silis
İnsan sağlığı için önemli bir elementtir, çünkü kemiklerin yapımında ve kollagen yapımında büyük rol oynar. Silisyum, aluminyum ile ilişkisi olan Alzheimer hastalığında ve osteoporözde koruyucu olarak kullanılır. Yaşlanmayı geciktirir.
Arterlerin elastikiyetini muhafaza etmek için gereklidir

Bor
Bor, iz element olarak kemiklerin oluşumunda, kalsiyum magnezyum ve fosfor metabolizmasını destekler. Beyin fonksiyonlarını artırır. Özellikle yaşlı insanlarda kalsiyum absorpsiyonunu desteklemek için günde 2-3 mg alınması tavsiye edilir.Kadınlarda menapoz sonrası osteoporoz vakalarında yardımcı olur. Ayrıca, kasların gelişmesinde önemli bir rol oynar.

Bakır
İnsan vücudunda olması gereken bir mineraldir. demirin kullanılması ve enzimlerin kullanılması ile ilgilidir. Fazla alındığında zehirleyici etkisi vardır.
Sodyum ve Potasyum: Görev ve özellik yönünden birbirine benzerdir. Vücut ısısının dengede tutulmasında görev alırlar.

Demir
İnsan vücudunda olması gereken bir mineraldir. kanın oksijen taşınması işlemine yardımcı olur. Demir eksikliği kansızlık hastalığını ve beraberinde bir çok problemi ortaya çıkarır.

Arsenik
Vücuda zararlı bir maddedir. Arseniğin tümör oluşturma yeteneği araştırmalar sonucu ortaya konulmuştur.

Nikel
Vücuda zararlı bir maddedir. Nikelin tümör oluşturma yeteneği araştırmalar sonucu ortaya konulmuştur.

Civa
Yüksek toksin özelliği olan bir maddedir. Sinir sistemi böbrek ve embriyonun zarar görmesine neden olur. Civaya bağlı zehirlenmeler sonucunda ağız ve dudaklarda sızlanma yürümede dengesizlik işitme ve koordinasyon kaybı, ilerleyen psikolojik ve zihinsel gerileme, titreşimleri hissetmede kayıplar görülmektedir.

Çinko
İnsan vücudunda olması gereken bir mineraldir. Yetişkin vücudunda 1-2 gr bulunur. Protein ve Nükleik asit metabolizmasında, hücre bölünmesinde,yaraların iyileştirilmesinde normal büyümede ve cinsel organın büyümesinde rolu büyüktür. Eksikliğinde büyümede gerilik belirlemiştir.

Kurşun
İnsan vücuduna zararlı bir maddedir. Sinir sistemi kan mide ve bağırsak, troid hipofiz ve böbrek üstü bezlerinde kalp kaslarında olumsuz etkileri vardır.
Suyun Sertlik Derecesi
Kalsiyum karbonat ağırlıklı olmak üzere diğer bazı maddelerin suda ne kadar çözülmüş olduğunu gösteren bir ölçüm birimidir. Kalsiyum ve Magnezyum suyun sertliğinde iki önemli mineraldir. Kalsiyum ve Magnezyum karbonat ve bikarbonat tuzları suda karbonat sertliğini oluşturur.

Toplam Sertlik
Sudaki çözülmüş halde bulunan toplam tuz miktarıdır. Kardelen Doğal Kaynak Suyunun toplam sertlik derecesi 6,8 FS’dir

Bununla Beraber:
  • Yapılan araştırmalarda bikarbonatca zengin suların böbrek taşı oluşumunu engellediği kanıtlanmıştır. ( British Journal of Nut. December, 2000 )
  • Kalsiyum, magnezyum, demir, flor, bakır, aluminyum, çinko ve nitratca zengin bir suyun tüketimi kalp krizi riskini azaltmaktadır
  • Migren hastalığı gibi birçok hastalık beyinde magnezyum yetersizliğine neden olur. Yapılan araştırmalar düzenli olarak iki hafta boyunca magnezyumca zengin su tüketmenin migren hastalarında şikayetleri azalttığını göstermiştir.
  • Yaşlı kadınların kemik yoğunluğu ile kalsiyumca zengin su içimi arasında son derece önemli bir ilişki vardır. Kalsiyum içeren bu tip sular kemik yoğunluğunun gelişmesinde kalsiyum içeren yiyeceklere göre daha etkilidir.
  1. Doğal mineralli suyun şişelenmiş olması, söz konusu kaynak suyuna dolum yapılabilmesi için Sağlık Bakanlığı’nın çok sıkı olan yönetmelik hükümlerine göre ruhsat alındığı, sürekli denetim altında olduğu ve halk sağlığı açısından bir risk taşımadığı yönünde bir güvencenin var olduğu anlamını taşır.
  2. Şişelenmiş doğal mineralli su, su kaynaktan ilk çıktığı haliyle saf ve temizdir. İlave bir işleme gerek kalmaksızın direkt olarak suyu kaynağından içebilirsiniz. Suyun saflığı ve temizliği yeryüzüne ilk çıkış noktasından yani kaynadığı noktadan tam otomatik makinelerde şişeye dolumuna ve kapatılmasına kadar çok sıkı kontrol altındadır

  3. Şişelenmiş doğal mineralli su sonuçta hijyenliği, ambalajı ve markası ile tüketicinin güvenini kazanmak zorunda olan ticari bir maldır. Yapılan yatırımlar çok büyüktür; bazı gayri ciddi firmalar dışında hiçbir su sanayicisi tüketicisinin sağlığını riske atarak kendi şirketinin piyasadan silinme riskini göze alamaz

DOĞAL MİNERALLİ SU HERHANGİ BİR İŞLEMDEN GEÇİRİLİYOR MU?
Doğal mineralli suların tadı tamamen doğaldır ve herhangi bir katkı maddesi veya kimyasal bir işlem yapılmamaktadır.

POLİKARBON DAMACANA İLE SU ALIRKEN VE KULLANIRKEN NELERE DİKKAT ETMELİYİZ?
  • Polikarbon ambalajlı sular, daima boşu verilip orijinal dolusu alınmak suretiyle kullanılmalıdır. Çünkü her kap, tesislere geldiğinde, sadece polikarbon kabı temizleyen madde ile yıkanır ve dezenfektan madde ile dezenfekte edilerek fiziksel, kimyasal ve bakteriyolojik açıdan sağlıklı hale getirilir.
  • Kesinlikle ambalajdan ambalaja aktarma yapılmamalıdır. Sağlıklı ve hijyenik olan su aktarma yapıldığı kabın her zaman dezenfeksiyonu yapılmadığı için, temiz olan su bakteriyolojik olarak kirlenmektedir. Bu durum gözle görülemez, ancak laboratuar tetkikleri neticesinde anlaşılır.
  • Kapağı açılmış olan su en kısa sürede (bir hafta içinde) tüketilmelidir. Aksi taktirde ambalajı açılan damacana (Polikarbon) nın içindeki temiz su, bulunduğu ortamın şartlarına bağlı olarak tazeliğini ve tadını kaybedebilir.
  • Pet şişe ve damacanalar gözenekli yapılarından dolayı bulundukları ortamın kokularını absorbe ederler (suya geçirirler). Bu nedenle kokusuz,nemsiz ve temiz ortamlarda saklayın. (mutfakta tezgah altında, tüplerin yanında, banyoda vs. gibi koku yapabilen yerlerde bırakılmamalıdır.)
  • Damacanaları sıcak alanlara koymayın güneş ışığı ve peteklerden uzak tutun.
ŞİŞELENMİŞ BİR SU BULUNDUĞU ORTAMDAN ETKİLENİR Mİ?
  1. Moleküler yapılarından dolayı pet ve polycarbonat ambalajlardaki sular dış ortam kokularından çok fazla etkilenirler.Kokulu ortamdan uzak tutarak korunma sağlanmalıdır.

  2. Yumuşak suların mineral konsantrasyonu daha az ve daha saf olduklarından ortamdaki kokuları sert sulara göre daha fazla çekerler.

  3. Şişelenmiş suyun saklanma koşulları : Özellikle hava ve koku geçirgenliklerinden dolayı pet ambalajındaki suların iyi şartlarda saklanması gerekir; bu kalitesinin korunmasına ve dolayısıyla kullanma ömrüne olumlu etki eder.
DAMACANA SULARLA KULLANILAN POMPALARIN ÖMRÜ NE KADARDIR?
Pompaların kirliliği gözle de tespit edilebilir. Her damacana değişimi sırasında temizliği kontrol edilmelidir. Temizlenemeyecek durumdaki pompalar kullanılmamalıdır. Kullanım şekline bağlı olarak ömrü değişir.

POMPA KULLANIMI
  • Pompa damacana üzerinde iken kullanım sonrasında ağız kısmındaki tıpa mutlaka kapalı tutmalıdır.
  • Pompalar damacanadan başka damacanaya aktarılırken koku ve kirlilik kontrolü yapılmalıdır ve temizlenmelidir.
POMPALARIN TEMİZLİĞİ
  • Pompanın sökülebilen parçaları ayrılır.
  • Parçalar 50°C deki sıcak suda 10 dakika bekletilir.
  • Fırça yardımıyla parçalar temizlenir
  • Diğer yanda bir kaba sıcak su konulur
  • Sökülen su pompasının alt kısmı sıcak suyun içine daldırılır, suyun çekilmesine başlanır. Bu işlem kaptaki su bitene kadar yapılır.
  • Parçaların ve ana parçanın temizliğinden emin olunduktan sonra yerlerine monte edilir
  • Pompanın dış yüzeyi de sıcak su kullanılarak temizlenir.
KAYNATMA SONRASI NEDEN TORTU OLUŞUR
Kaynatma sonrası görülen tortu suyun içinde doğal olarak bulunan kalsiyum mineralinin çökmesinden kaynaklanmaktadır. Bu tortu kalsiyumca zengin olan sularda daha fazla olur. Serbest haldeki kalsiyum mineralinin sağlık açısından bir zararı yoktur. Sular kaynatıldığında ya da dondurulup tekrar sıvı hale döndürüldüğünde; kimyasal olarak içerik değişimine uğrarlar. Çünkü suda bulunan kalsiyum ve magnezyum, su katı hale geçtiğinde ya da kaynatıldığında kalsiyum ve magnezyum karbonat haline dönüşür. Buda kendisini suda kaynama sonrasında ya da su sıvı hale geçtikten sonra beyaz tortu olarak gösterir. Su kalsiyum/magnezyum açısından ne kadar zenginse, oluşan çökelti (beyaz tortu) miktarı o derece artar. Ancak oluşan bu çökeltinin (tortunun) insan sağlığına herhangi bir olumsuz etkisi yoktur)
Sağlık Bakanlığı, satışa sunulan suların, Bakanlık’tan ithal veya üretim izni almış olmasına dikkat edilmesi gerektiğini bildirdi.
Ambalajlı su tüketiminde dikkat edilmesi gerektiğini kaydeden Bakanlık, satışa sunulan suların Sağlık Bakanlığı’ndan ithal veya üretim izni almış olmasına dikkat edilmesini istedi.
Türkiye genelinde Bakanlık’tan ruhsatlı 224, izinli ithal ise 8 adet su bulunuyor.
Bakanlığın hazırladığı çerçeveye göre vatandaşların ambalajı su satın alırken ve kullanırken dikkat etmesi gerekenler şöyle:
“-Suyun etiketi sağlam ve okunaklı şekilde ürünün üzerinde olmalı. Etiket üzerinde suyun adı, cinsi, üretim veya ithal izninin tarih ve sayısı, imla (dolum) yapıldığı yerin adresi, suyun sahip olduğu analiz değerleri yazılı bulunmalı. Kap, kapak ve etiketlerde tüketiciyi yanıltıcı bilgi (tedavi eder v.s.) ve semboller bulunmamalı. Kapak orijinal haliyle kapalı olmalı ve önceden açılmış olmamalı. Suyun adı kapak üzerinde yazılı olmalı. Kap üzerinde ise üretim ve son kullanma tarihi ile parti ve seri numarası görülmeli.
-Halkın yoğun olarak tükettiği damacanaların üzerinde ürün güvenliğini sağlamak için, hava ve su sızdırmayan, kap ve kapağı içine alacak şekilde yapıştırılmış, güvenlik bandı (shiring) bulunmalı. Güvenlik bandı üzerinde suyun adı ve cinsi yazılı olmalı.
-Geri dönüşlü damacanaların üzerinde suyun adı ve/veya şirket ismi ve/veya tescilli amblemi veya logosu kabartma şeklinde yazılı olmalı. Geri dönüşlü damacanalar farklı marka su dolumu için kullanılmamalı.
-Ambalajlı sularda kapak, güvenlik bandı, etiket ve PC damacana üzerindeki suyun adı ve/veya şirket ismi ve/veya tescilli amblemi veya logosu gibi bilgiler birbiri ile uyumlu olmalı.
-Su renksiz, kokusuz ve berrak olmalıdır. İçerisinde çökelti, yosunlaşma v.b. yabancı cisim bulunmamalı. Ambalajlı sular temiz ve hijyenik ortamda taşınmalı. Tüp, oto gaz, petrol ürünleri v.b. kimyasal maddelerle birlikte taşınmamalı.

Sağlık Bakanlığı’ndan Ruhsatlı Sular Şöyle:
Kardelen Su, Danone Hayat Adana, Aquafina, Sersu, Kızılay(Mineralli Su), Tınaztepe, Üçpınar, Aqua Turka, Kızılcahamam Altın Su, Kavacık, Hayat Pınarı, Filiz, Sağlık, Javsu, Berrakyayla, Sarp, Billur Su, Beypazarı (Mineralli Su), Çamlık(Mineralli Su), İnci, Süral, Çağlar, Antalya Ceysu, Madran, Karlık, Topçam Madran, Şırlan, Zeybek, Pınar Madran, Billur Su Dallıca, Kızılcık, Nysa, Anfora, Kaltun, Pirsu, Ayvatlar, Şeker Su, Düdüklü, Kristal(Mineralli Su), Selen, Abant, Anatolya, Akmina(Mineralli Su), Anatolya(Mineralli Su), Sodabant(Mineralli Su), Safir, Şifa (Mineralli Su), Sultan, Damla Bursa, Gümüş, Erikli Oba, Elmas Su, Koru Su, Özkaynak(Mineralli Su), Kaynak, Nestle Pure Life, Baykal Su, Kirazlıyayla, Erikli Zirveden, Turkuaz Bursa, Çınar(Mineralli Su), Uludağ(Mineralli Su), Kınık(Mineralli Su), Freşa( Mineralli Su), Sırma(Mineralli Su), Aroma Ömer Duruk, Sodaş(Mineralli Su), Kızılcık, Kudret Su, Cansu Çoban, Sahra, Efe(Mineralli Su), Asya Su, Kabalak, Gap Pınarı, Paşapınarı, Desni Palandöken, Iğıl Palandöken, Gecek, Kalabak, Fatsu, Çaldağ(Mineralli Su), İnişdibi(Mineralli Su), Sarıçam(Mineralli Su), Geyikoğlu, Hasüneş, Çamlıbel Nural, Çatın (Mineralli Su), Aysu, Sam Ulusu, Pınar Denge, Kuvars, Hamidiye, Kestane, Taşdelen, Sırmakeş, Mercan, Kum, Akçapınar, Özpınar, Fındık Su, Kemersu, H.Burgaz, Güzelpınar, Çubuklu, Özkayışdağ, Altınpınar, Koçbey Aqua Beypınarı, Hisar, Kevser, Dağdelen, Şadırvan, Akasya, Kovanpınar, Kırkpınar, Öz Gümüşpınar, İpekpınar, Kervansaray, Akpınar, Beys Su, Özlempınar, Yalı Su, Saray, Mis-Pak, Nisa, Emirdağ, Taşpınar, Aquanet, Minella, Zambak, Beyza, Taşdelen, Çamlıbel, Güvenpınar, Çobanpınar, İrem Su, Florist, Binbaşıpınar, İmren, Çamoluk, Öz Haznedar, Başpınar, Hay, Hamidiye İçme, Huzur Yamanlar, Kardan, Şaşal, Özsu, Güneşsu, Cansu Yamanlar, Yks Yamanlar, Bademli, Yamanlar, Nil-Su, Karbel, Pan, Yeşilkaya, Allıpınar, Yuvacık, Akar, Gürpınar, Ovacık, Çene Suyu, Serap, Polat Galle Karamürsel, Akçat, Bey Su, İvriz, Türkmen, Mayyi, Salihli, Sardes, Salihli(Mineralli Su), Kula(Mineralli Su), Sarıkız(Mineralli Su), Labranda, Polat Galle, Sandras, Gökova(Mineralli Su), Yaman Labranda, Tekir, Çataltepe, Başayran, Özayran Esensu, Bahçepınar, Bağcı, Bahçe Ayran Su, Ayder, Nestle Pure Life, Reşadiye, Damla, Şerefiye, Kristal, Oskar, Aytaç Akyudum, Danone Hayat Adana, Buzdağı, Canpınar, Sırmasu, Pınar Yaşam Pınarım, Lido, Revan, Efem Su, Kuzuluk(Mineralli Su), Akdağ, Karacapınar, Saneta, Istranca, Çardaklı Su, Turkaz Çorlu, Aquafina, Özgü (Mineralli Su), Niksar, Ayvaz, Belkaya, Ereksu, Esin Su, Karsu, Üççamlar, Genç, Harmankaya, Gülşen,

İzinli İthal Suların Listesi Şöyle:
“Evian Doğal Mineralli Su, Contrex Doğal Mineralli Su, Perrier Doğal Mineralli Su, San Pellegrino Doğal Mineralli Su, Gerolsteiner Doğal Mineralli Su, Acqua Panna Doğal Mineralli Su, Sirab Doğal Mineralli Su, Seven Oceans İçme Suyu.”

Daima en iyi olmak için çalışıyoruz!

Müşterilerimiz velinimetimizdir. Müşterilerimiz için değer yaratmak, beklentilerine kalite ve istikrarla karşılık vermek ilk önceliğimizdir. Ürünlerimize sahip çıkmak ve satış sonrasında da müşterilerimizin yanında olmak görevimizdir. Kalitede, hizmette, ikmal kaynaklarımız ve bayi ilişkilerimizde, hissedarlarla sunulan yatırım seçeneklerinde en iyi olmak ve kamuoyunda sahip olduğumuz bu imajı korumak ana hedefimizdir. Bu hedefe ulaşmak üzere faaliyet gösterilen alanlarda yönetimi üstlenmek ve piyasada lider olmak temel ilkemizdir.

pH 8.30 Alkali

Kardelen Su Yüksek Alkali, Doğal mineral ve yüksek kalsiyum İçermektedir.

Müşteri Memnuniyeti

Müşteri memnuniyetini artıracak şekilde iyileştirme çalışmaları yapmaktayız.

Daima en iyisi...

En iyisini yapma iddiası ile kurulan Kardelen Türkiye’de bir ilki gerçekleştirerek PC damacana dolum yapma ruhsatı alan ilk firma olmuştur (07-10-1994 tarih ve 113 sayılı ruhsat). Bu özelliği ile Kardelen Avrupa ve Amerika’da yaygın olarak kullanılan geri dönüşümlü PC damacana sisteminin ülkemize kazandırılmasına öncülük ve liderlik etmiştir.

Adreslerimiz

Ürün Kataloğu